
Evet Arkadaşlar konsept dışı bir yazı ile sizlerle beraberiz bugün yazı bir alıntı fakat tamamiyle gerçektir...
Okuduktan sonra cevap verin bu soruma;
Söyleyin evet arkadaşlar 5 gün sonra o koduğumun sevgililer gününü kutlayacaksınız belkide peki bunu yazan ne yapacak biliyormusunuz ????
Adaletini Sikiyim dünya adaletini Sikiyim Oldu mu..!
Salak saçma sahte duygularla seviyorum diyen koduğumun insanları mutlu olurken bu yazıyı yazan o gün sabah elinde bir gülle Mezarlığa gidececek...!
Bunu yazan adamı intiharın eşiğinden kurtardık sonra dedim ki kendi kendime niye kurtardın ki adam için tek sorun hayatın devam ediyor olmasaydı..!
Evet şimdi okuyalım...
Bugün 14 Şubat aşkım sensiz geçen ilk Sevgililer günüm biliyor musun? Sen gittiğinden beri yüzüm hiç gülmedi. Her günüm işkence, ızdırap, keder dolu geçiyor. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Nasıl yaşadığımı ben bile bilmiyorum. Aklıma geldikçe ayrıldığımız zaman hıçkırıklara boğuluyorum. Hâlbuki senle daha neler yapacaktık. Beraber yaşayacağımız uzun yıllar vardı önümüzde hani… Nerde o yıllar uzun yıllar geçti geçiyor ve sen hala yoksun yanımda. Doğum günümde birçok arkadaşım tebrik gönderdi ama okuyamıyorum bile çünkü o günü hatırlamak istemiyorum. O gün bugündür doğum günümde hep yağmur yağıyor gönlüme. Bir gün olsun güneş açmadı biliyor musun? Ayrılalı çok oldu ama hala bana dün gibi geliyor. Yaşamaya çalışıyorum sensiz ama çok zor. Kalbime gömmeye çalışıyorum olmuyor olmuyor. Son kez görüştüğümüz yere geliyorum her sevgililer gününde belki seni görürüm diye ama sadece hayalini görebiliyorum. Eminim sen beni görüyorsundur. Gezdiğimiz yollardan geçiyorum herkes kol kola büyük bir aşk içinde yürüyor. Etrafımda sen kokan bir aşk havası var. Senden sonra yaşanılan bütün sevgiler sahte geliyor bana. Yan tarafımda bankta oturan sevgililerin birbirine söylediği o 2 kelimelik aşk cümlesini duyar duymaz beynimde şimşekler çarpıyor hızla kalkıp kaçıyorum oradan. Sensizlik her gün çalıyor kapımı bu acıya katlanamıyorum. Sonsuzluk uykunda yattığın yere geliyorum birtanem acımı tek dindirebildiğim yere geliyorum. Yanına gelirken en sevdiğin çiçekleri getiriyorum birde kırmızı bir gül tam kalbinin hizasına bırakıyorum. Her geldiğimde gözyaşlarınla temizliyorum mezar taşını. Sen gittikten sonra yaşamam için tek bir neden kaldı oda senin bende olan hatıraların onlarda olmasa biliyor musun 1 saniye bile yaşamamın anlamı yok. Bir elveda bile demedin, diyemedin ben ise bıraktığın değilim aşkım sen gittikten sonra çok değişti hayat. Anlamsızlaştı, sıktı bu hayat beni bilmiyorum günah mı işliyorum. Bazen tanrım al bu canı bu bedenden yaşamayı hak etmiyor diyorum. Çok değiştim bir tanem çok, eski Güler yüzüm, hayat dolu bakışlarım, mutluluğum yok artık. Bu halimi görsen sende sevmezdin beni diğerleri gibi. Onlarda yalan çıktılar. Hepsi birer birer dağıldılar sen gidince. Bir dostum kaldı tek bir dostum her zaman yanımda olan. Sonra o da gitti biliyor musun? O da bir yuva kurdu ve gitti. Kırılmadım ona hiç kırılmadım. Onunda hakkıydı mutlu olmak. Şimdi yine her akşam gibi, eskisi gibi yapayalnızım. Her zamanki gibi masamın başında oturuyorum önümde bir kadeh içki birde beyaz bir kâğıt, yazıyorum aşkım sana yazıyorum. Gelir mi bu mektubum sana ulaşır mı bilmiyorum ama yazıyorum işte yüreğimden geçenleri. Niye aldı Allah’ım seni benden neden ayırdı bizi sen niye gittin aşkım hani hani ölüm bile ayırmayacaktı bizi. Bak ayırdı… Hem de acımasız bir şekilde bir elveda diyemeden ayırdı, kopardı bizi. Anladım aşkım anladım kader bizim sözlerimizi dinlemiyor verdiğimiz sözleri yeminleri bilmiyor. Artık yazamıyorum aşkım artık mürekkep dayanmıyor kalemime damlalar dökülüyor gözlerimden kâğıda. Mürekkebi akıyor sana yazdığım mektubun…
Artık bitiriyorum mektubumu. Son satırlarımı yazarken sana bir tanem birde sürprizim var.
Bu Mektubu Sana vermeye Ben Geliyorum Aşkım Ben Geliyorum…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder