Kimdir bu yorgun adam ?

São Tomé & Príncipe
Etrafındaki herşeyden yorulmuş yalnızlığın everest'ine ulaşmış beklentisiz yalnız ve çok yorgun bir ruha sahip genç bir beden var burda... Dünya dışında yaşayan sadece yazmayı seven biri...

Hacı bizde ne ararsan burda

25 Ocak 2013 Cuma

Gün gelecek..!


Gün gelecek,etrafında beğenmediğin insanları bile arıyor olacaksın...
ve o günlerde dert diye,sıkıntı diye kafa yorduğun şeyler
küçük bi tebessüm olarak kalacak yanaklarında...
Birileri gelecek,birileri gidecek...kimileri kalacak...
ama sen hep seyredeceksin,öğreneceksin...
Belki eksileceksin belki de çoğalacaksın...
ama hep bişeyler uçuşucak etrafta,
ve hep esecek rüzgarlar senin başında deli deli...
Hep sen düşünüceksin herşeyi,ya da öyle sanacaksın...
Bazı akşamlar alacaksın eline sigaranı,gökyüzüne bakacaksın...
ve düşüneceksin acaba diye..!
Acaba kaç kişi benle birlikte aynı hislerle bakıyor bu yıldızlara...
acaba diyeceksin;
kaç umut sayarak dilek peşinde kayıp giden şu yıldızlardan...
Yine cevabını kendin vereceksin...orada bulacaksın aradıklarını...
o derin,zihnini sınırlandırmayan,eşsiz,uçsuz bucaksız gökyüzünde...
Çünkü o seni sorgulamayacak,
dinleyecek ve istediklerini gözünün önüne serecek...
Yalnız kalacaksın bazen...
yalnız olmasan da yalnız..!
Şöyle hafiften boynunu sağa doğru bükeceksin..
Bir el arayacak gözlerin...omzunda,sadece parmakları görünen bi el...
o bile yeterdi bee diyeceksin...
ama bulamayacaksın işte...!
Arkandan sana isminle haykıran o insanları göremeyeceksin...
ve göremediğin için yalnız kalacaksın...
değilsin ama sen yinede öyle hissedeceksin...
ve gün gelecek,sen;o binmeyi öğrendiğin bisikleti özleyeceksin..
belkide ilk uçurduğun uçurtmayı...
tırmanırken düştüğün o ağacı..!!
kesmişler işte o da yok artık diyeceksin..!
Annenin kokusunu arayacaksın...
Babanın ellerindeki o kudreti ve şefkati...
kardeşinle yaptığın yaramazlıklar burnunda tütecek...
El ele , omuz omuza attığın eylem adımlarından geriye
parke taşlarını sayacaksın..
gece vakti otomobili kaçırdığın günleri...
Sahil boyu yaşadığın derinlikleri...
beraber mama verdiğin kedileri,köpekleri..
belki de arkadaşlarınla zillerini çalıp kaçtığın günleri..
o mahalle ihtiyarlarını bile özleyeceksin...
ama onlarda göçtü bu mahalleden...bu dünyadan...
hissetmeye çalışacaksın o kıpır kıpır,
sürekli büyüyen çocuksu hücrelerini...
onlar ölmeye başlamadan önce seni nasıl deli gibi koşturduklarını
Sevgililerini hatırlayacaksın,kimi zaman kesilen damarları kimi zaman kırdığın kalpleri...keşke..!!
keşke diyeceksin..!
ama onlar seni duyamayacak...
ve biranda yerinden kalkıp kapıya doğru koşmak isteyeceksin...
Hatırlayıp bu düşünceleri...
ama kalkamayacaksın..!
dizlerinin bağı çözülmüş,yüreğini nasırlaşmış bulacaksın..
Düşünmeyi bırakıp boş boş dalacaksın duvarlara..
belki bir damla gözyaşı,belki zoraki bi dudak burkulması...
ve işte o gün anlayacaksın ki,çok fazla birşey kalmamış artık...
ne kadar yaşarsan ve ne kadar daha fazla nefes alırsan
o kar kalacak bu hayattan yanına
Yeniden ''Merhaba'' diyebilirsen eğer...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder